Bazen bir şeyler izleriz; Haberler, programlar, kimi zaman bir dizi kimi zaman söyleyişi, eleştiri programları vs. Örneğin; Bazı insanlar haberleri izlediği gibi algılar “hım demek ki bu olay bu şekilde gerçekleşmiş diye düşünüp yoluna devam eder. Bazı insanlar ise “ bu söylenen olayın aslı nedir, astarı nedir, gerçekliği nedir düşünür araştırır yorum yapar fikir üretir asparagas olmaktan öteye yol almak ister. Kendini geliştirme öğrenme duygusu açıktır ve ona göre yol alır.
İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellikte bu değil mi düşünmek araştırmak konuşabilmek. Yoksa diğer canlılarında algısı bir egosu bir sinsiliği var ama konuşamıyor lakin duygularını içgüdülerini harekete geçirebiliyor. Örneğin bir ASLAN avını yakalamadan önce uzunca takip eder izler sonra harekete geçer. Aslına bakarsanız insanlar olarak birçok canlıdan öğrenmemiz gereken o kadar çok şey var ki…
Yanı başımızdaki bir çok şeye bakıyoruz yürürken yanından geçiyoruz mesela denizin ,ormanların , çiçeklerin .. bir çok kaldırımdan geçiyoruz, gidiyoruz öylesine ama görmüyoruz düz bakıyoruz etrafımıza olanı biteni düz görüyoruz bizim düşünme işitme yorumlama ve eleştirme algımıza ne oldu? Ne oldu bunca insana uyutulmuş pek çok canlı gibiler bedenleri yeryüzünde ama ya ruhları nerede?
O kadar çok şeye bakıyoruz ki ama yazık ki görmüyoruz. Bir insana faydamızdan daha çok zararımız olabileceğini görmüyoruz düşünmüyoruz ince ruhlu nazik algımıza ne oldu? Yuttuk mu? pek çok sözleri boğazımızda düğüm mü oldu bu yer bu gök nasıl sustunuz siz derdiniz neydi dünya ya bu kadar meyil eder oldunuz ? Oysaki hepimizin bildiği yok sayılan o kadar çok şey var ki bakarken kör olduk yazık ki dünyaya açık diğer hertürlü değere kör yazık ki çok yazık bizim insanlarımıza.
BANU AYDIN
KÖŞE YAZISI